DOĞUMDA VAKUM UYGULAMASI

DOĞUMDA  VAKUM  UYGULAMASI

İlk kez 1954’de Malmstörm tarafından tanıtılan vakum ekstraksiyon yöntemi, 2000’li yıllara kadar çok yaygın kullanılmıştır.

Bebeğin kafa derisine negatif basınçla yapışan, çan şeklindeki aletin çekilmesi ile doğuma yardımcı olunması tekniğidir. Bebeğin kafa içi basıncını pek arttırmaz. O açıdan, forsepse göre daha avantajlıdır. Forsepsden diğer farkları da; annenin vajen dokusuna zarar vermemesi ve bebeğin başının doğum kanalında ilerlerken rotasyon yapmasına izin vermesidir.

Vakumun çan kısmı metal olabileceği gibi, yumuşak silactik materyalden de yapılanları vardır.Opmeks-Kiwi marka cihaz (http://www.ompeks.com/ ) tek kullanımlık olup, enjektör şeklinde mekanizması negatif basınç oluşturur.

Yine , ilk kullanıldığı yıllarda ve 2000’li yıllara kadar doğumun son evresi hariç, çıkımda, alçakta, orta seviyede kullanılmıştı.

Modern doğum biliminde sadece çıkımda kullanılmaktadır.

Kullanılma şartları şöyledir :

Term gebeliklerde, doğumun son döneminde bebeğin kalp sesinin bozulması gibi acil durumlarda, doğuma yardımcı olmak amacıyla kullanılır.
* Amniyon zarının açık olmalıdır,
* Angaje olmuş fetal baş anne pelvisine oturmuş olmalıdır,
* Rahim ağzı tam açılmış olmalıdır
* Eğitimli uzman bir doktor varlığı yada nezareti altında kullanılmalıdır.

*Takılabilecek en büyük çan seçilerek, bebeğin sagittal sütürü üzerine, küçük fontanelin yaklaşık 3 cm. önüne yerleştirilir. Genellikle 0.6 kg/cmkarelik negatif  basınçla , annenin rahim kasılmalarıyla birlikte çekilir.

Çok nadiren sefal hematom ve retinal kanamalar olabilir. Kafa içi kanamalar %2.5 oranında görülebilir.Yenidoğan sarılığı, omuz takılması, klavikula kırığı, brakial sinir yaralanması da nadiren görülebilir.

Vakum ekstraksiyonun 2 önemli avantajı vardır…

-          Uygulaması kolaydır,

-         Fazla anestezi gerektirmez.