Kürtaj, istenmeyen gebeliklerde, gebeliğin 10. haftasına kadar uygulanabilen gebeliği sonlandırma yöntemidir. 10. hafta hesabı, adeti düzenli olan bayanlarda, son adet tarihinin ilk günü esas alınarak yapılır. Veya ultrasonla yapılan ölçüm esas alınır. Kürtajın ideal dönemi 6-7 haftalık olduğu dönemdir. Gebelik büyüdükçe sorun çıkma ihtimali artacaktır. Onun için beklenen adet günü 1 hafta-10 gün geçtiğinde doktorunuza başvurmanızda yarar vardır. O dönemde bile gebelik 6 hafta olmuştur artık.
1982’de çıkarılan kanunla ülkemizde kürtaj yasal hale getirilmiştir. Bu kanun çıkmadan önce sağlıksız yöntemlerle gebeliğin sonlandırılması, kasının hayatını riske atıyor ve anne ölümlerine sebep oluyordu. İlkel yöntemlerle ki bunlar rahim içine sokulan bazı materyellerle gebelik sonlandırılmaya çalışılıyordu. Bu amaçla kadınlar tığ, ebegümeci sapı, tavuk teleği gibi steril olmayan, rahim için delici malzemeler kullanılıyordu ve sonuçta enfeksiyon veya kanama nedeniyle annenin ölümüne kadar giden sağlık sorunları yaşanıyordu. 1982 yılı öncesi üniversite hastanelerinin kadın doğum kliniklerinde bu tür hastaları tedavi etmek için ‘’ septik ‘’ servisler açılırdı.
1982’de çıkarılan aile planlaması kanunu çıktıktan sonra küçük cerrahi birimlerde, muayenehanelerde kürtaj yasal hale gelmiş ve istenmeyen gebelikler sağlıklı bir şekilde sonlandırılmaya başlanmıştır. Bu yasaya göre; evli çiftlerde kocanın da rızası ile karı-kocanın imzası alınarak kürtaj yapılmaktadır. Evli olmayan, 18 yaş üzerindeki bayanlar da kendi rızası ile kürtaj olabilmektedir. 18 yaş altı bayanlar anne-baba onayıyla kürtaj olabilmektedirler.
Kürtajın mutlaka kadın doğum uzmanı tarafından yapılması gerekir.
R.G. Tarihi:27.05.1983 R.G. Sayısı:18059 ,2827 Sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir.
MADDE 5.- Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir
Gebeliğin Sona Erdirilmesinde İzin:
MADDE 6.- 5. maddede belirtilen müdahale, gebe kadının iznine, küçüklerde küçüğün rızası ile velinin iznine, vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izin vermesine bağlıdır. Ancak akıl maluliyeti nedeni ile şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz. 4. maddenin ikinci ve 5. maddenin birinci fıkralarında belirtilen ve rızaları aranılacak kişiler evli iseler, sterilizasyon veya rahim tahliyesi için eşin de rızası gerekir.
. “Çocuk Düşürme ve Düşürtme Cürümleri”
Madde 468.- Bir kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye yedi yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
Gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadınının rızasıyla tıbbi nedenler mevcut olmadan çocuğunu düşürten kimseye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Çocuğunu düşürmeye rıza gösteren kadına da aynı ceza verilir.
Birinci fıkrada yazılı fiil ; kadının ölümüne neden olmuşsa, faile onbeş yıldan yirmi yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
İkinci fıkrada yazılı fiil ; kadının ölümüne neden olmuşsa, Faile beş yıldan oniki yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa üç yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
MADDE 10.- 1 / 3 / 1926 tarih ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 469’ncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Gebelik süresi on haftadan fazla olan çocuğunu isteyerek düşüren kadına bir yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
Madde 470.- Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse, gebelik süresi on haftadan az olan bir kadına rızasıyla düşük yaptırdığı takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil kadının ölümüne veya bedeni bir zararına sebep olmuşsa, fail ayrıca 452’nci ve 456’ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır.