RAHİM AĞZINDA HÜCRESEL DEĞİŞİKLİKLER ( DİSPLAZİLER )

RAHİM AĞZINDA HÜCRESEL DEĞİŞİKLİKLER ( DİSPLAZİLER )

Rahim ağzı denen rahim bölgesine tıpta serviks adı verilir. Serviks; rahimin vajen içinde kalan kısmı olup doktorun spekülüm muayenesi sırasında gözle görülebilir parçasıdır. Serviks üzerinde vajenin yassı hücreleri ile rahim ağzı kanalını örten salgı yapan hücrelerinin karşılaştığı  bölgeye ise transformasyon zonu adı verilir. Hızlı hücre değişiminin olduğu bu bölgede yassı hücreli metaplazi adı verilen ve yassı hücreli vajen hücrelerinin diğer hücrelerin üzerini örtmesi ile karakterize bir değişim olur. Bu hücre değişimi sırasında transformasyon zonunda kanser öncüsü olabilecek hücreler ortaya çıkar. Rahim ağzı kanserlerinin öncü lezyonları displazi başlığı altında incelenir. Hafif displazi orta şiddette displazi ve şiddetli displazi olarak sınıflandırılır. Bir sonraki aşama carsinoma insitu denen erken dönem kanseridir. Displazi adı verilen bu değişimden sorumlu olan  human papilloma virusudur (HPV).  Tüm rahim ağzı kanserlerinin % 70’den fazlasından HPV sorumludur. HPV’ nin 150 den fazla tipi vardır. Hücre içi yerleşen bir virüsdür. HPV’nin  bazı tipleri ciltteki siğillere sebep olur. Bu mikrobun bazı tipleri de genital bölgede yerleşir. Dış genital organlarda siğil yapan tipleri ile rahim ağzında kanser sebebi olan tipleri farklıdır. Yüksek riskli denen tipleri ( tip 16, 18, 31, 33, 51 …)rahim ağzı kanserine yol açar. HPV cinsel ilişki ile bulaşır ve hiç ilişkide bulunmamış kadınlarda görülmez. HPV erkekte de sıklıkla penis üzerinde siğiller oluşturur. Bazı HPV tiplerinin oluşturduğu displazilerin ilerleyerek rahim ağzı kanserine kadar gitme olasılığı vardır. Birden fazla cinsel eşin varlığı da virüsün bulaşma olasılığı arttırır.

 Rahim ağzında görülen hücresel değisiklikleri belirlemek amacı ile kadınların cinsel ilişkiye girmelerinden itibaren her yıl PAP Smear adı verilen bir test yaptırmaları önerilir. PAP testi rahim ağzı kanserine yol açabilecek hücresel değişikliklerin erken tanısına olanak tanır. PAP smear normal koşullarda yılda bir yapılır. Yetersiz hücre örneklemesi veya hücresel değişikliklerin varlığında ise daha sık tekrarlanabilir. Aşağıda sayılan risk faktörleri displazi olasılığını artırmaktadır:

-Erken yaşta cinsel ilişki
-Birden fazla kişiyle cinsel ilişki
-Cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü (bel soğukluğu, frengi, herpes gibi)
-Genital siğil varlığı
-Kötü genital hijyen

-Sigara kullanımı

Displazilerin hafif olanlarının sebat etmesi durumunda 10-14 yıl içinde rahim ağzı kanserine dönüşme olasılığı vardır.

Şiddetli displazilerde ise bu süre 1-5 yıl kadar kısa olabilir.

 

 Rahim ağzının hücresel değişikliklerinin tanısı PAP Smear ile mümkün olmaktadır. Pap Smear sonuçları da günümüzde Bethesta sınıflaması çerçevesinde incelenmektedir. Bu sistemde hücre anormallikleri üç kategoride incelenir:

  1. ASCUS (Önemi belirsiz atipik yassı hücreler): Burada rahim ağzında bazı hücresel değişiklikler gözlenir ancak bu değişikliklerin önemi tam olarak belli değildir. PAP Smear testi 3-4 ay sonra tekrarlanabilir. 3 kez negatif Smear sonucu gelmesi ile rutin Smear takip proğramına dönülür. Kolposkopi adı verilen mikroskopa benzer bir aletle rahim ağzına büyütülerek bakılabilir veya rahim ağzından sürüntü ile alınacak örnekle HPV tiplemesi yapılır ve yüksek riskli HPV (16, 18, 31, 33, 51) tipi varsa kolposkopi yapılır.
  2. LSIL (Düşük derecede yassı hücre intraepiteliel lezyonu düşündüren hücresel değişiklikler ):
     PAP Smear sonucu LSIL olarak gelen hastalarda ilk yaklaşım kolposkopi ve biyopsidir. Biyopsi sonucuna göre plan yapılır.Hafif displazi gelen vakalarda Smear testi 3-4 ay sonra tekrarlanmalı ve bozuk hücreler sebat ediyorsa kolposkopi yapılmalıdır. Kolposkopi tedavinin daha sonraki yönlendirilmesine olanak tanır.  Kolposkopide orta veya şiddetli displazi çıkacak olursa transformasyon zonunun dondurulması, yakılması, lazer vaporizasyonu veya LEEP tedavisi gündeme gelir. Son yıllarda en popüler olan tedavi şekli LEEP’tir.
  3. HSIL (İleri derecede yassı hücre intraepiteliel lezyonu düşündüren hücresel değişiklikler ): Genellikle yüksek riskli HPV tipleri ile oluşur ve orta veya şiddetli displaziyi gösterir. Kolposkopi eşliğinde parça alındıktan sonra sonuca göre yukarıda belirtilen tedavilerden birinin uygulanması gerekir.
  4. AGUS
    (Önemi belirsiz atipik salgı hücreleri):

    Burada atipik hücreler transformasyonun zonunun arkasındaki salgı yapan hücrelerden gelmektedir. Kolposkopi ile beraber multaka rahim ağzının kanalı da örneklenmelidir. Tedavi patoloji sonucuna göre yapılır.

 

 Kolposkopi Nedir
Kolposkopi bir mikroskop aracılığı ile rahim ağzının büyütülerek incelenmesi işlemine verilen isimdir. Ağrısız bir işlemdir. Anestezi gerektirmez. Muayene spekülümü uygulandıktan sonra özel sıvılar ve boyalar ile rahim ağzı incelenir ve gerekli yerlerden küçük parçalar ( biopsi ) alınır. İşlem sonunda rahim ağzı kanalının da örneklenmesi (ECC) gerekir. Kolposkopide transformasyon zonunun görülmesi şarttır. Transformasyon zonu rahim ağzı kanalının içine doğru çekilmiş ise kolposkopide görülmez ve bu durumda kolposkopi yetersiz sayılır.

LEEP işlemi
Bugün rahim ağzı displazilerinin hem tanısında hem de tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Lokal veya genel anestezi altında yapılır. Rahim ağzından anormal bölgeleri de içerecek şekilde koni şeklinde bir parça alınması işlemdir. Günü
birlik yapılan bir müdahale olup işlem sonrasında hasta evine yollanır. İşlem sonrasında 3 hafta kadar süren sarı-kanlı bir akıntı olabilir. Bu dönemde ilişki olmamalıdır. Duş şeklinde banyo yapılmalı ve denize ve havuza girlmemelidir. Bazen gecikmiş kanamlar olabilir. Bazen kanama miktarı aşırı olup hastanede müdahale gerekebilir.