İNFERTİLİTE ( Kısırlık ) NEDİR?

İNFERTİLİTE ( Kısırlık ) NEDİR?

Kısırlık; düzenli, korunmasız  ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması durumudur.  İlk yapılan muayenelerde ve tetkiklerde bir sorun yoksa, ileri işlemler için genç çiftlerde bekleme süresi 1 yıldan daha uzun olabilir. Kadın yaşı 35′in üzerinde ise veya öykü ve fizik muayenesinde kısırlık ile ilişkisi olabilecek herhangi bir bulgu varsa araştırmalar daha erken başlatılmalıdır.

Gebelik olabilmesi için haftada en az bir kez cinsel ilişki olmalıdır. Cinsel ilişkinin seyrek olduğu durumlarda gebelik şansı azalır. Gebelik olabilmesi için ideal cinsel birleşme sıklığı haftada 2-3 defadır. Özellikle ilişkiler yumurtlama dönemine denk getirilirse gebelik şansı artar. Hiçbir sorun olmasa da, bir aylık korunmasız ilişkide gebelik şansının % 15 civarında olduğunu bilmek gerekir.

KISIRLIĞIN ARAŞTIRILMASI 

İlk yapılması gereken tam bir jinekolojik öykü ve muayenedir. Adet düzeni, geçirdiği hastalıklar, varsa önceki gebelikleri ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir. Muayenede ve öyküde sorun yoksa, erkeğin araştırılmasına geçilir.

İkinci sırada erkeğin  semen analizi gelir. Semen analizi ( meni tahlili ) 2 ay aralıklarla en az iki defa tekrarlanmalıdır. Semen analizi normal ise erkekte sorun yok demektir. Semen analizi normal olan bir erkeğin muayenesine de gerek yoktur. Normal semen analizi ile beraber olan testis damarlarının genişlemesi yani varikosel kısırlık sebebi olmaz. Önemli olan semen analizindeki değerlerdir.

Semen analizi ile eş zamanlı olarak kadının yumurtlayıp yumurtlamadığına bakılmalıdır. Bu amaçla adetin 19-21. günleri arasında basit bir hormon tahlili (progesteron) yapılabileceği gibi adetten sonra 1-2 gün aralarla yapılan ultrason takipleri veya yine 19-21. günlerde idrarda LH ölçümleri de yapılabilir. Adet düzeni normal olan kadınların %95′inde yumurtlama sorunu yoktur.

Kadında en önemli testlerinden biri yumurtalık kapasitesinin ( yumurtalık rezervi ) saptanmasıdır.  Adetin 2. gününde yapılacak LH, FSH,  estradiol testleri bize yardımcı olacaktır. Ayrıca, adet döneminde vajinal ultrason yapılarak yumurtalıklar içindeki primordial foliküller (içinde yumurta barındıran minik kistler) sayılır. İki yumurtalıkta toplam 6 taneden az primordial folikül varsa yumurtalık kapasitesi azalmış demektir. Kadınlar da yumurtalık kapasitesi 37 yaşından itibaren azalmaya başlar ve 44 yaşından sonra kadının çocuk sahibi olabilmesi çok zorlaşır. Bazen yumurtalık kapasitesi daha erken azalır. Özellikle ailesinde erken menopoz olan , daha önce yumurtalıklarından kist aldırmış olan , tek yumurtalığı alınmış olan , endometriosis öyküsü olan kadınlarda, genç kısır çiftlerde ve tekrarlayan düşükleri olan çiftlerde yumurtalık kapasitesinin çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Semen analizi, yumurtlaması ve yumurtalık kapasitesi normal olan çiftlerde sonraki aşama, kadının tüplerinin açık olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunun için rahim filmi ( HSG-histerosalpingografi) çekilmesi gerekir. HSG basit ve çoğu zaman ağrısız bir işlem olmasına rağmen teknik olarak ilacın hızlı ve basınçlı verilmesine bağlı rahimde kramplar yapabilir. Bazı kadınlar film çekilmesi sırasındaki ağrıyı adet ağrısı şeklinde tarif ederler. Çok korkan kadınlarda, genel anestezi ile işlem yapılabilir. Film, adetin bitiminden hemen sonra yapılmalıdır. Bu şekilde rahim içi daha iyi görülür ve yumurtlama döneminden sonra olabilecek çok erken bir gebeliğe zarar verme olasılığı ortadan kaldırılır. HSG ile rahim iç boşluğu ve tüpler değerlendirilir. Rahim içerisinde polip, myom, yapışıklık gibi durumlar görülür.Tüplerin açık olup olmadığı ve kapalı ise hangi seviyede kapalı oldukları anlaşılabilir. Özellikle tek tüpün rahme bitişik olduğu yerden kapalı olması durumu bazen ilacın basınçlı verilmesi sonucunda tüpte kasılma olmasına bağlıdır. Bu durumda gerçek değil yalancı bir tıkanıklık vardır. HSG ile karın içindeki yapışıklıkları ve bunların şiddetini anlama olasılığı azdır. HSG tüplerin açık olup olmadıkları hakkında bilgi verdiği halde tüplerin işlevi hakkında bilgi vermez. HSG sırasında bazı hastalarda ilaç verilme işlemi tüplerdeki hafif tıkanıklıkları açabilir ve HSG sonrası bu hastalarda 1-2 ay içerisinde kendiliğinden gebelik görülebilir. HSG çekildiği ay gebe kalınması istenmez. Çünkü yumurtalıklar şua almıştır.

Öyküsünde ve fizik muayenesinde herhangi bir bulgusu olmayan kadınlarda karın içinin gözlenmesi işlemi olan laparoskopi adı verilen bir işlem yapılabilir. Laparoskopi eskiden çok sık kullanılan bir teknik olmasına karşın bugün özellikle tanısal anlamda kullanımı oldukça kısıtlanmıştır. Son zamanlarda laporoskopi daha çok cerrahi müdahalelerde kullanılmaktadır.Genel anestezi ile ve ameliyathane şartlarında yapılır.

HSG’de rahim içerisinde, rahim içinin normal yapısını bozan bulgu ( polip, myom, yapışıklık gibi ) varsa, histeroskopi yapılması gerekir. Histeroskopi sırasında mevcut sorunun da giderilmesi mümkün olabilir. Ofis histeroskopisi şeklinde, cerrahi müdahale birimlerinde de yapılabilir.